05 August 2018

yaslı play list

sana play list yaptım. bazıları birlikteyken de dinlediğimiz şarkılar. bazılarını dans ettiğimizi hayal ederek dinledim. bazılarıyla aşşırı dalga geçerdik sen burda olsan. kimsesiz ama kendimizle olsak nasıl da ağlardık diye düşündüm bazılarında. hayalini kurduğumda bakışın sinmiş gibi içimi kıpırdatan şarkılar var. keşke kokunla sesin de sinseymişti. o zaman daha mı çok özlerdim acaba?

bazıları her gidenin arkasından dinlenmişlerden.
'kapı aralığında öptüm, soluğundan öptüm seni, bahçede çocuklar vardı, çocuğundan öptüm seni...'
ikimizin de soluğundan öptüklerimiz var biliyorum.

gülerken içlendiğin fotoğraflarını gördüm. onlarca hem de.

bir de şu şarkı var: 'biz hiç beceremedik sevmeyi de terketmeyi de, aşk kokan dudakların karşısında direnmeyi de'. bu yüzden birlerinin göçüp gitmesi gerekirdi.
bazen ne iyi ettin diye, içlenip kıskandığımdan belki de, içimden kıs kıs gülüyorum. bazen de bin bir küfürle içime içime kahırlanarak ağlıyorum keşke gitmeyeydin diye. avaz avaz şarkı söyleyeydik yine. küfürler edeydik kahkahalarla gülerken.

seni görmüştüm, gözlerin yine mavi ve biraz da kısık öylece yatıyordun. bu sefer ne kadar güzel olduğunu, senden gayrı  garip kokan o yere seninle vedalaşmak için giren herkes biliyordu. ilk defa biz bakarken sen görmüyordun. yani belki de hiç birimiz görmezken ilk kez sen bakıyordun bize. ya da galiba ben böyle olsun istiyorum.

sana play list yaptım. şarkıların bazılarında hiç ama hiç yoksun. ama yine de bundan sonra sadece senin için söylenecekler. 'bir uyandım ki artık yoktun, uzanıp eşsiz hatırandan öptüm. meğer nasıl da acı nasıl da gece, kanatmışım yaranı sevdikçe. meğer nasıl karanlık ne beyhude.'

yine ayıldım. ölmeden. sonra şunu da ekledim listeye: 'çok özlemişiz de eşşekliğimizden susmuş kalmışız. o günlerimizde biz ölmemişiz de biraz yıpranmışız. insan düşünmüyor değil, hiç üzülmüyor değil ama benim de hatam var.'

o şarkılardan en çok hangisini severdin acaba?

bir çocuğumuz olursa adını adın koyar mıyız acaba diye düşündüm. ama annen çok ağladı arkandan 'adını bulut koymayayım da ...' diye haykırarak. o yüzden mi gittin acaba? sanmam. ama böyle şeylere inandırmaya yelteniyorum kendimi, çaresizlikten belki.

üşüdün mü diye dertlendi nazlı. vedalaşmak için yanına giremediği için darılır mısın diye dertlenen özlem'e ne demeli? gerçi sen hepsini biliyor olmalısın. olmak zorundasın. yoksa biz niye acı çekelim ki sen gittin diye?

çok ağladım. kucağıma kapaklanıp kendime sarılarak. sonra rüyama geldin birkaç kere ama hiç birinde yoktun. bir kere de sesin geldi nefesinle birlikte, sonra hemen kayboldu.
sayende anları hatırlamaya başladım arkadaşım. çoğunda sen yoksun ama sanki hepsi hatırlansın diye hayatıma girmiş gibisin.

çok yakışıklıydın. gözlerin maviydi yine.

'if I die tomorrow I'd be alright because I believe, that after we'ra gone the spitir carries on...' diye bir şarkı bile var listede. sen öldükten sonra amansızca, günlerce dinledim. o günlerden birinde arkasından ağladığım bir tek sen misin diye düşündüm.

bi kere doğmuştun, sonra öldün. hayalini kurabildiğimiz yerlerde hepimiz kendi yaslarımızda yuvarlanıp gidiyoruz. 
Post a Comment