05 July 2018

Sonuç: Yine hamileyim

Her zaman gittiğim jinekoloğum dedi ki bir ASM’ye gidip gebelik olduğunu söyle kan testi yaptır, hem değerlerine bakılmış olur hem de gebeliğini kayıt ederler, ebenle tanışıp rutin takiplere başlayabilirsin.

Vizite 9’da başlıyormuş. 8’de gittim sıra aldım. Numaram 404. Önümde kaç kişi var dedim. İlk sizsiniz dedi sırayı veren adam. Doktor 9’u 10 geçe geldi. Odasına girdi. 9’u 13 geçe zile bastı. 401 yandı kapıdaki tabelada. İçimden ulan hani ilk sırada ben vardım diye geçirirken, bekleme salonunda herkese kaynana gibi ayar veren ve benden 3 kişi sonra gelen Modalı bir annanenin annesi kalktı içeri girdi. Meğer sistemi biliyormuş. İlk birkaç numara boşa yanarmış. Herhalde doktora zaman kazandırmak için. Ama zaten amına kodumun doktoru geç gelmişti, bir de sıramı kaptırdım keko gibi. Sesimi çıkaramadım. Kendime söz verdim çünkü bu macerada muhatap olmaya mecbur kalacağım hiçbir kişi ve durumla kavga etmeden dünyalılar bu işleri nasıl yapıyorsa ben de öyle yapacaktım. Bunun ilk şartı dallamalıklara tutulmadan itaat etmekle katlanmak arasında bir yerde sakin sakin nefesimi tutup gerekeni yapmak diye düşünmüştüm. Ama daha ne kaç yıllar süreceğini bilmediğim maceranın 50. dakikasında hıyar hıyar iki şey olmuştu. Doktor geç geldi. Sıramı başkası aldı. Hala tüm bu haksız özensiz, cahil kurnazlıklarına darlanıyor olmak benimle ilgili diye diye 402 numara yanınca koşarak içeri girdim. Teknik olarak sıram gelmemişti ama aslında sıra benimdi. 404’ün yanmasını beklesem mi diye de hala aklımdan geçiyordu ama herkes yapabiliyorsa ben de yapabilirdim. Kimsenin olmayan bir sırayı ihlal ederek ben de asilik yapabilirdim.

Gittim, durumu anlattım doktora, ilk kan testlerimin sonuçlarını gösterdim. Aile hekimim kadın beni hemşiremle tanıştırdı sonra da kan verdim. Sonuçları yarın gel al dediler. Ertesi gün de gittim. Sonuçlarımı alıp hemşiremle buluştum. Adı bir kapıda ebe diğer kapıda hemşire diye geçiyor kızın. Ebem olması için önce hamile olmam lazım, şimdilik hemşire demek işime geliyor. Bence hala kısmen hamileydim. Hey sista, go sista, soul sista, flow sista. Hey sista, go sista, soul sista, go sista
(nesli feat chirstina aguilera)

Hemşire sonuçlara baktı, o da ne? Gebelik değerlerini gösteren Beta hcg’ye bakmamışlar. Yarın yeniden gelip kan verirsiniz dedi. Benim başka hiç işim yok çünkü anasını satayım. 6 kere test yapmışım bir kere daha gelip yapayım e mi?

20. haftada tetanos aşısı olmam lazımmış, biz sizi ararız dedi hemşire. Olmaz dedim. Tarihe baktık ben kendi takvimime işledim. Kendim gelir olurum aşıyı. Sonra aile hekimimin odasına gittim, kan değerlerine bir de o baksın diye. Beta’yı ölçmemişler dedim. Ve doktor bana “siz gebe olduğunuzdan eminsiniz değil mi?” diye sordu. E dedim son 10 gündür gün aşırı yaptırdığım kan testlerinin sonucuna baktınız haftasını söylediniz. Bilmem sizce hamile değil miyim? Dedim. “Hee öyle mi? Siz eminseniz sorun yok” dedi. Bana dedi bunu. 4 kere işeyip 2 kere de kan verdiğim halde hala ikna olmamış birine söylediği lafa bak. Tabii ki koşarak bir polikliniğe gidip bir kere daha kan verdim. Sonuç: Yine hamileyim.

ASM’ye giderken içime birden İsveç’teymişim havası gelmişti “memlekette her şey boktan boktan ama bak ama en azından kızlar için böyle bir servis var” diye düşünmüştüm. Ne safım! İsveçlilik öyle getirip sistemi koymakla olsaydı şimdiye belki bi parça Uruguay’a  yaklaşmıştık ama öyle olmuyor işte. 9’da başlayan viziteye 10 dakika geç gelen tezgahtar kılıklı tıp mezunu kadınlar ve okey masasından tuvalete gitmek için kalkmış gibi görünen adamlarla bu kadar oluyor işte bu işler. Böyle düşündüğüm için birilerine haksızlık ediyor olabilirim ama o haksızlık ettiğim normal! insanlar da memleketin anca yüzde ikisi falan sanırım. Yaksan yakar, kilit altına alsan alır yok edersin kimsenin de hayatında bir değişiklik olmaz kadar az varlar. Henüz 4 hafta olmuş. Bence o iş o kadar basit değil. Hasip’le Nasip’in gerçek olduğu bir dünyada benim partiyelen masasında henüz kalkmamışken, habersizce hamile kalıp bir de bu mahalle doktoruna hazırlıksız yakalanmam pek hoş değil. Hissim budur!
Post a Comment