07 February 2018

Moda'nın tüm kedileri birleşin!

Dondurmacıları, kedileri ve teyzeleriyle meşhur semtimizdeki bazı hallere aşırı tutuluyor bazen kendime ya da bir yerlere benzin döküp yakmak istiyorum. Yakmak önemli tabi! Bir süredir aklımda sürekli “dünyada sadece kediler ve kadınlar olsaydı feminist hareketi kesin kediler başlatırdı” diye bir şey dolanıp duruyor. Komşumuz X ve Y hanım sokağımızdaki kedilere bakıyor, düzenli olarak besliyorlar. Önceden olsa “canı gibi” çocukları gibi” bakıyor falan derdim ama artık emin olamıyorum? Aslında insan çocuklarına da kedilere davrandığı gibi davranıyor ama biraz daha edepli versiyonuyla sanki. Çocuk da olsa insan insana kedilere davrandığından daha az bencil davranıyor artık anladım. Yani bencilliklere doyamadığımızda önce çocuklarımızı sonra kedilerimizi sikiyoruz. Bence insan olmak da bunu gerektirir, gereği neyse yapılsın yani! Bunu da biz söylemeyelim.

Kedilere her cuma sabahı et alınıyor. Bizim bahçede mıntıka tutan beş altı tanesi et gelince yan sokaklara dağılıp bir dakika geçmeden her sokaktan en az beşli altılı yeni gruplarla geri dönüyorlar. Büyük partileme yani. Yine her cuma akşamı ahaliden bir ya da ikisi mutlaka veterinere götürülüyor. Geçenlerde hava soğuduydu yuvalarına ince yorgan, battaniye falan alındı serildi. Sokaktan saat 21:00’den sonra geçen arabaların peşinden gırtlağında balgam birikmiş gibi bir gılı gılı yapan hırıltıyla yavaaşş! diye avaz avaz bağırmalar falan da cabası!  Ne tatlı değil mi her şey? Ama işte ben tahammül edemiyorum. Kediler kavga ederken suçlu olduğunu düşündüğü kediyi çenesinden tutup sarsan gördü bu gözler. Köşedeki mama kabına sulanan yan sokağın kedisine minik bir tekmemsi itmeyle “git kendi kabından ye ulan!” duydu bu kulaklar. Geçende “o kadar gittik yuva aldık yaptık, yerini beğenmedi nankörler, yine gidip o pis köşede yatıyorlar” diye şikayet dinledim yemin ederim.

Kendimi böyle anlarda insanları omuzlarından tutarak sarsıp kendine gel ulan diye azarlarken hayal ediyorum. Sonra içimden “nesli sakın göz temasını kaybetme, dinlemediğin anlaşılırsa çok ayıp olur koca koca insanlara” dediğim bir sonraki aşamaya geçiyorum. İçimdeki zorba şu düşünceyle açığa çıkıyor hemen sonrasında: Yani o bir sokak kedisi. Kedi işte, sokağı evi yok. Kedi. Nereye koysan insandan başka bir canlı işte. Akıbeti, kaderi, olduğu olacağı belli. Ne aşamada insan yerine koyup kendisi için neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar verip, onun hak ettiği derecede onun iyiliği için cezalandırma falan olaylarına giriyoruz. Yani iğreniyorum yemin ederim. Tamam bakalım, besleyelim, ihmal etmeyelim tabi ama istismar da etmeyelim.

Dünyayı kediler yönetseydi önce bu Moda’daki hayvan severleri katlederlerdi bence. 
Post a Comment