28 January 2018

40 kere söylersem acaba olur mu deneyi

malzemeler: üzerinde mum yanan ahşap sehpa ve ev hali kalabalığı yapan günlük eşyalar bi de ben.

geçen gün son zamanalarda darlandığımda ne kadar çok "kendimi yakçam yiaa" diyorum diye düşünmüştüm. dünyanın en saçma hikayeleriyle kendimi yanlışlıkla dafalarca yaraladığımda sakarlığımın değil sadistliğimin kurbanı olduğumu 35 yaşımda öğrenmiş bir insan olarak kendini yakmak, kesmek istemeler falan şakacılıklılı da olsa canımı sıkıyor.

şimdi şöyle bir deneyimiz var sizin için:

az evvel salonda sehpanın dibinde yerde oturmuş bi şeyler yazıyordum. yazdığım şeye darlanıp "ay kendimi yakıcam amk" diyip yazdığım sayfayı yırtıp sehpaya fırlatıp yazmaya devam ettim. biraz sonra kafamı bi kaldırdım sehpa yanıyor. ahshgdfsgdjagdfdjs! yırttığım kağıdı sehpanın üzerindeki muma fırlatmışım. o kağıt, sallama çayın ipi, yandaki defter (ama biraz), çakmağın poposunun azıcığı... hepsi kafasına göre yanıp duruyor. hepsini kaptığım gibi mutfağa koştum nedense. mutfağa koşarsam rüzgardan elimdekiler söner gbi bir şey geçti sanki bir an aklımdan ama panikten tam emin de olamıyorum. elimdekilerin alevi iyice büyüyüp elime değince dondum kaldım mutfakta korkudan ve bu arada da bir posta da sağa sola fırlattıklarımın değdikleri yanar gibi oldu orda. her şeyi söndürdüm ama bi süre içerde deli gibi koşturup başka yanan bir şey var mı acaba görmediğim bir yerde diye kahkaha atarak dönendim.

bulgularımız: ben bir malım!  annem beni doğurmuş, kazanmış, yola katmış ama ben hiçbir yere gidemiyorum bu nasıl iş ben anlamadım.


No comments: