30 March 2011

heycanla ruhsele gittim...

yine sakin ve cool'du. içeri yine panik girmişim. biraz hatrlar gibiyim seni dedi. bira içme zehirlenirsin demiştin ben de inanmıştım bütün arkadaşlarım benle taşşak geçmişti dedim. hatırladı.
2 nisan geliyo bendeki hikaye de dönüm noktasına geldi. senyi devriyesi olsun yine geleyim dedim.
dedi ne yapcaz?
eskisinin hikayesini hatırlattım. yenisi de bu hikayenin devamı dedim. onu da anlat dedi. hepsini anlatamam  dedim. biraz bahsettim.
olur dedi.
şimdi randevumun gelmesini bekliyorum.
heyecan ve biraz da şaşkınlıkla.
gün olur da nası devran döner dönen nasıl da aynı zamana denk düşer diye.

2 haftadır heryer letonya kokuyo. her salatada letonya tadı var. her kapı önü sohbeti letonya renginde.
mayıs olsun ama 2007'nin diye uyuyorum her akşam.
2007 olamaz ama mayıs gelir... ekim geçer... arada ağustos çoktan senin olmuştur. aralık beklersin ki ocak olsun diye...
sonra hikaye yine döner. sen zaten ordasındır. kokusu tadı rengi hep bi yerden kalmadır. takvime çentik atmanın tembel kafasıyla ve millennium versiyonu bedene çentik atmaktır en anlamlısından.

nisan gelsin benim olsun o zaman! bedenimdeki izle birlikte. 
Post a Comment