12 February 2011

izlemek istiyorum artık. önde giden otobüs olabilir mesela ya da monitörün köşesinde akan dakikalar...
çoktan alışabilir çoktan daha iyi hissedebilirdim her sabah bu şekilde uyanmasam... her durduğumda beş dakika evvel yapmakta olduğum şeyi unutmasam... her nesli hikayesi başıma geldiğinde bu şimdi neyin enerjisiydi diye düşünmesem... tartmasam...

şimdi gümüşsuyunda birinin kabataş lisesi varmış burda nerde dediiğini duydum? aslında hiç uzamk değil bilen birine göre. 5 dakkada kabataş lisesine pek kolay gidilebilir. 5 dakikada ama bilmeyen için öyle mi? bilip tarif etmeye çalışana da zor buraları bilmeyen birine tarif etmek. bilen olmakla bilmeyip elinde tarifi olan olmak arasındaki 386 fark: nesli... aynen bu durumdayım işte. yolu hem bilen hem de elinde tarifle taa gümüşsuyuna kadar gelmiş olanım.

ayrıca bu emlakçıların hali nolcak? bi ev 3 emlakçıda birden var! birinde 10 metrekare yazan öbüründe 5 metrekare daha fazla görünüyo. hep der ki büyüklerim: oturduğun yerden olmaz, sahaya çıkman lazım... çıkıyoruz işte. bu seferde orda yazanın aslında orda olmadığını öğreniyoruz. acaba ben doğduğumda biri elime makası verip göbek bağımı bana mı kestirdi? al neslicim kes kendi göbeğini sonra da kimseye elletmemeyi öğren diye! ama bazen öyle olmuyo işte. önce kesilmiş göbek görmem icab edebiliyo bazı durumlarda.

bi de tüm bu olanlarla uzaktan yakından alakası olmayan ama benim nahoş bi zamanımda tanışmak zorunda kaldığımoz viko var. viko aşık. bence aşık olduğu kedi viko'ya daha da aşık. her kapı sesini kollayıp bi şekilde yanyana gelmeye çalışıyolar. ama artık viko'nun bi evi var ve imkanlar ne yazık ki diğerini de eve almaya yeterli değil. ayrıca ikiciyi eve almak mantıklı da değil. her ne kadar o evin enerjisi viko'dan geçse de bu hayatta viko'nun da üstinden geçen bi gerçek var: pencerelerdeki sineklikler :)

akaşama kar varmış! sabaha karşı yağarsa çatıya da haifif hafif vurur sesi fısır fısır karın... kalkıp bi çişe  gider sonra da buz ayaklarımla sıcacık yatağa koşar ısınp uyurum yeniden sulu saç kokusuyla. bu da benim üzerimden geçen gerçek işte... o çatıya kar vursa da fısır fısır ben ayaklarım üşünsün diye çişe kalkmiicam... çünkü benim saçlarım şampuan kokuyo
Post a Comment