28 February 2010


Bunu bi kere daha yazmıştım galiba ama durum bende hızla vicdan azabına dönüştüğü için bi kere daha yazmak istedim. ''BU faysbuk ÇIKTIĞINDAN BERİ BU kifoz OLAYLARI BİRAZ SEKTEYE UĞRADI''
Kakam geldi dur o zaman hemen feysbuka yazayım durumuna geldim halbuki burası hiç bööle diil. E tabi buraya yazaken yazdığım şey kakamın gelmesiyle de alakalıysa onu da yazdım buraya elbet ama kakam geldi diye dünyay yayın yapma yeri diil burası. Tembel oldum işte.

''Tüme varım'' yoluyla yaşıyorum hayatımda son zamanlarımını. Önce Eminön'nde yürürken 5 liraya dünyanın en güzel telefon kılıfını alıp, aylar sonra o kılıfın içine 1800 liralık telefon alıyorum. Önce kılıfı alıp sonra telefonu almak çok ''ben'' ve 5 liralık kılıfın içine 1800 liralık telefon koymak çok ''hayat''. Belki de ondan buraya yazamayışım. Tüme vararken insan biraz daha ''erkek kafa'' oluyo galiba. Hiç oturup ağlamıyorum mesela, hemen ağlamaya başlayıp konuyu temize çıkarıyorum. Açıklığa kavuşturmam gereken o kadar çok var ki aslında kadın kafayla baktığında; ama aslında bi yandan da hiç biri yok.

Ertelediklerim ve geç kaldıklarım yok hayatımda son zamanlarda. Ertelendiyse büyük ihtimalle olmayacaktır olacaksa da zamanı gelmemiştir. Geç kaldıysam zaten tartışmaya gerek yok geçmiş gitmiş.

Biraz zor bi durum böyle yaşamak ama kasmıyorum nie bööle oldu diye. Geçici bişe olduğundan eminim ve geçtiği zaman başka huyları olan bi Nesli geleceğinden de eminim.

Ay yüzbin tane fikir var kafamda ama hiç birinin bi anlamı yok ve panik olmuyorum. İLk defa korkudan başka hiç bişe hissetmeden yaşıyorum ve yine panik diilim yaaa!!!!

Bu komik olma hali bende giderek yükseliyo hadi hayırlısı.

Bi de bu aralar, bu yakınlarda yine yazmış olabileceğim affetmek ve iyi insan olmak arasındaki kavgayla geçiyo. İyi insan diilim olmak da istemiyorum veeee hatta artık ''aman yaaa ya üzersem'' iç sesini hiç duymuyorum direk üzüyorum üzerine bir de üzebildiğim için mutlu oluyorum. Bu amansız denemeler bazen yerli yersiz insan üzme haline dönüşüyo ama neyseki kahramanımız hala beni sevebilmek için çaba harcıyo.

Annem hissetmiş olacak ki bu af(fet)(edeme)mek hallerini ki; yerli yersiz konuşmalar yapıyor. Anneyim ben içime doğar ben bilirim diyo hep ya gerçekten böyle bişe olabilir bu hayatta. Bazen gizlediğim herşeyi adı gibi bildiğinden emin olup paniğe kapılıyorum ama sonra da hoşuma gidiyo. Bu saftirik annem bana ne olursa olsun ''sev çocuğum'' diye bişe öğrettiler. Bazen kızıyorum bu duruma sonra annemin onca yaşına rağmen naif ve cool havası beni çok özendiriyo ''annem'' olmaya. Silkelenip kendime geliyorum hemen.

Neyse sadede gelince, affetmek istemiyorum ne kendimi ne olanları. Olmuşsa olmuştur. Nefret dolu değilim ama kendimi sevgi dolu olmak için de kasmayacağım, iyi tarafından bakıp devam etmeyeceğim. Görünen bir iyi taraf varsa tabi neden olmasın buyuralım ama eğer bişeyleri görmek için ayrıca çaba harcıyosam -ki harcamıyorum çünkü görünürde yoksa yoktur- biliyorum ki boşuna çabadır tüm olanlar.

Başlarken bi müzik çalıyodu şimdi bitti bütün tadım kaçtı.

Derli toplu olmak tüm derdim. Ama iyi ama kötü ama tatlı ama itici... Yeter ki derli toplu olsun. Yoruldum çünkü kararmış hayat yaması olmaktan. Benim tatlılığım bana zor yetiyo artık. N'olur ''mış' gibi yapmayalım sevgili hayat.
Post a Comment