09 February 2012

sigara içerken aklima geldi
'kendine malik (!) arıza erkekler' tarafından büyütülmüş kadınlar olarak, ne büyümeye doyuyoruz ne de arızalıklara. allah başımızdan eksik etmesin derler ya. öyle diil bu bence. yoklukları varlıklarından daha iyi olabilir. olmadıkları bi hayat deneyimine sahip olmadığım için aksini tahayyül edemediğimden tüm korkum. 

30 January 2012

ses1: olmuyo neslicim.
ses2: o zaman hala neden deniyosun?
ses: duramıyorum
ses3: ezberden konuşuyon bak şimdi. denediğin falan yok. mal gibi çırpınıyon.
ses4: alışmış götte don durmaz
ses5: o öyle diil aslında. alışmış kudurmuştan beterdir.
ses: kudurdum ben.
ses7: vaz geç ve devam etme.
ses7: thy şubata özel kampanya yapmış neverland'e

dinimiz amin.  

25 January 2012

gariplik olsun ya da manalı bişeler buliim die arandım durdum. 304 de aynı 203 de; kaldı ki ben 203'te hatta o tarafa bakan odada ilk kez kalıyorum.

çantamda bundan öncekilerden farklı olarak fazladan 2 hard disk, 3 kamera, bi desktop, 9 kablo, pipe, french press, çekilmiş kahve, bi çift şişe örülü garip alacalı renkli ip, kubar ve gçb kaşesiyle geldim.

değişmeyen şeyler var elbet: resepsiyondaki çocuk. çok büyüdü. yıl hesabı yaparken restorandan resepsiyona macera dolu hikayesini de atlamamak lazım.

şimdi düşündüm bi an ''öncekilerden farklı olan''la ''ilk'' arasında bi fark var mı? ilk dediklerim de var çünkü bu sefer. o yüzden dedim

20 January 2012

çok şey birikti yazıcak. fotosu bile belli de zaman lazım azcık.
fırat karikatürlerine fena sardım bu ara. okuyup okuyup kopuyorum hatta bazen birileriyle konuşurken fırat'tan satırlar geçiyorum e kendi kendime konuşuyo gibi oluyo o zamanda.

bernard cornwell'in arthur şeyinin son kitabını yeniden okuyorum. son ama bu sefer valla son. rüyalarım mutsuz hikayeler oldu bu ara bi kere daha derfel oliim de sonra söz bi dahakiler kendi rüyalarım olcak.

nükrettin abi vardı bi de. oduncu numan'ın karısı feriştah hastaydı nükrettin'e hep sıkıştırıyodu kuytuda, nükrettin yok dedikçe feriştah azıyodu. delikanlı arada bir babasına basılıyodu kabak başına patlıodu. eee insanın adı çıkıcaana canı çıksın. amin töööbe ....

11 January 2012

düşündüm de herkes bişe istiyo. ben de istiyorum. kimsenin benden bişe istememesini istiyorum. 'yoğum ben' istiyorum.

belki de saçlarım dökülmez. ya dökülrüse diye götüm attı ondan kestim sanırım. ama'lı cümlelere başlamadan saçlarım, kendileri istemeden ben kestim gitti. ama yine de belki... dökülmez  

31 December 2011

geleneksel yıl sonu muhasebesi yapmak icab ediyo sanırsam da bilemedim neyi hesaplasam diye.
resmin içine girip bakınca anlat anlat bitmezler var
ordan bakınca klasik nesli halleri olaylar var
tek tek hatırlayınca yuh aq bi o eksikti dedirten 'e bundan başkası da beklenemezdi'ler var
her sene olduğu gibi beklenmedik komik kazalarla kendimi yaralama hikayeleri var: 
çatıdan inmeye çalışırken balkona düşüp elimi incitmek en komik olandı. 
memleket meselelerine darlanıp girdiğim bunalımı kamufle etmek var:
içeri alınan tanıdıklar, yanlışlıkla ölen insanlar... hepsiniz yazsam tek tek yılın gerisi gölgede kalır.
sabahında hatırlamaktan utandığım sarhoş hikayeleri var:
dans ederken çocukları karıştırıp gey olanla öpüşmek. 
verilip alınan kilolar var:
önce 9 verdim sonra 4 aldım şimdi 2 fazlam var gibi bişe. tam da hesaplayamıyorum aslında ruh halime hangisi yakışıyosa idal kilom o sanırım. nasılsa hiç bi zaman paket gibi götü olan tay gibi bi kadın olamiicam. buna da şükür. 
taşınılan evler var:
kifoz hala dizimin dibinde ama kendisinin ayaklarımla olan ilişkisini keşfettikten sonra kendi yerimin neresi olduğuna dair daha net bi hisse sahibim nihayet. en güzel yer henüz gidilmemiş olandır kafasıyla hacı aklımda bi yer var adresi bi tarif etsene arasında bi haldeyim. (eeran moderasyonunda gerçekleşen bi bitmeyen sigara istiyoruz etkinliği esnasında hayatımın en taşşaklı dank etme olayını yaşadım) maşallah. 
gidiş başlıklı sevgili hikayeleri var:
allah eksikliklerini yaşatmasın. amin. kankadan sevgili oluyo da sevgiliden kanka olmuyo bi aşamada ya yatağa bağlıyosun ya da ukte kalan hıyarlıkların hesabını kesip gerginleşmeye. ama hep olsunlar hiç gitmesinler. 
şahane insanların şahane düğünleri var:
onca bekleyişten sonra ankara'yı tek geçmek isterdim ama sanırım silivri en gözde düğünümdü. en azından gülesin ve yiğit evlendiği zaman girdiğim 'allam galiba ölücez' triplerine girmedim hiç birinde. hepsini olgunlukla karşılayıp üzerime düşeni yapıp makyaj yaptım. 
yaz boyunca bitmeyen teras sohbetleri ve sabahına damda doğan güneşle birlikte uyanmalar var:
en favorim 500. tivikimin sabahı. ama o gece kendi kendime sohbet etmiştim sanırım :)
uçak korkumu atlattığım yolculuklar var:
'korku öyle olmaz böyle olur'muş dedirten okyanus üstü türbülans hikayesi esnasında uğur'a baktım hocam yapcak hiç bişe yok bak hostes nasıl da sakin dediği an hayatımda yeni bi dönem başladı. 
hala tek çocuk olmak var:
canım istemiyo işte daha iyi bi neden olabilir mi sorusuyla bişeylerin cevabını almak istercesine manasız inat edişlerimin hastasıyım. anlaşılmadıkça da tek çocuk olarak kalmaya, daha da yaramaz, bencil ve ikiyüzlü olmaya devam edicem sanırım. 
yapmazsam çatlarımlarım var:
son ve en gereksiz hareketim saçlarımı emekli öğretmen gibi kestirmek oldu sanırım. en sevmediğim huyum. kabak gibi koca kafamla bön suratımı aynada her sabah görmek zorunda kalmaktan daha travmatik bişe götümde patlamadığı sürece de yapmaya devam edicem sanırım :( zaten önemli olan iç güzelliği di mi aq?
iyi ki'ler var: 
sınıf arkadaşlarımın bir kısmı ajan (neyin ajanı bilmiyolar ama..) olduğumu düşünseler de başka insanlarla başka şeyler her zaman taze tutyomuş bunu anladık. 
sanırım cevabı ben de bilmiyorum allam galiba aklımı yitirdim dedirten şaşkınç sorular var:
''cemal süreyya kim?'' gibi 
'hayaller gerçek olmak için vardır'lar var:
şahane bebekler doğdu bu sene. favorim içine murat almedar kaçmış kuzen bebeği ege. bin sene sonra bile hatırliicak olsam gülümseticek 'alibeyköy merkez evs yapsın herkes' halil de favorim.
'off mutsuzluktan yerlerde sürünüyorum'lar var:
arnavutköy'den gidince bi sırt çantasında 3 parça kıyafetle bir ay geçirip aynı kazağı yıkamadan 4 kere giydim. alkış.
nası değişti anlamadım gitti'ler var:
artık sıtarbaksta adımı sorduklarında nesli değil 'neslihan' diyorum.  

bu yıldan da oldu. afferim. 

yeni yıldan dileğimi düşündüm bilemedim. her sene olduğu gibi bu sene de bir mini one diliyorum elbet (ama ilk kasa). bu klasik. sanırım olmiicanı olsa da bi sike yaramiicanı bildiğim şeylere dilek diyorum. gönlümden geçip ulan ne güzel şeyler bunlar dediklerimin hepsini zaten kafada oynayıp benim olcaklarını bildiğim için dil'lendirip de bu da dil'eğim dersem olacaklara haksızlık ediyomuşum gibi geliyo.

derin nefes alıp dalıyorum 1,2,3 hıppppp :)

17 December 2011

bak!
kaç yaşımdayım? nerdeyse 32 oldum.
kaç senedir bu işi yapıyorum?
de ki 8
kaç tane buna benzer gavurlu 'gençlik değişimi!' yaptın?
de ki 20
peki kaç kere otelde kalmalı iş yaptın?
de ki 10.000
kaç kere gece katılımcılarla çıkıp bi aşamaya kadar gözkulak oldun?
de ki 5.000
peki kaçında insanlar götüne kadar kadar sarhoş oldu?
de ki 8.500
peki kaçında birlikte iş yapmak için 5 kere görüştüğün adam götüne içip sana değdirdi de sen posta koydun?
...
peki kaçında katılımcılarınızdan biri götünün bile yerini kaybedip vücudunda içicek yer bulamadıktan sonra alkolü ziyan edip odakule'de ağzına burnuna tekme yedi?
...

interkalçırıl höppelelei pörsınıl şölölö sikiyourm. adın ne nesli? burda ne işin var? neyin peşindesin? ekmekse derdin neyse parası verelim siktir git kendine prada çanta al. ama diil sanırsam. nikahına almadın. nüfüsuna kaydettirip vasisi olcak yaşta da diilisin milleti. yapcak bişe yok. herkesin tuttuğu kendine.

bu soruların hepsinin bana göre ya da kendi doğasında tarafsız bi takım cevapları vardır ama her hangisi olursa olsun bende bi tek his var: te amına koim ben bööle işin. artık öyle baydım ki tarkan'ı host etsek sikimde olmaz. bi yandan da işin bu tarafını yapcak yaşı geçtim, hadi yaşı geçtim takatim kalmadı. zaten derdim sanırsam iş diil. e sevişmek desen o da bol bereketli maşallah. nie koşuyorum nie? eskortluk yapcak yaşa geldim bi kere de başkaları beni host etsin aq ya!

peki neden 93'lü bi kız ben araf'ta tuvalete girer girmez boynuma atlayıp 'aaa sen tog'dan neslihan'sın ben seni feysbuktan biliyorum' dedi? çünkü osursam feysbuktayım. çünkü ben hala araf'a gidiyorum. (balkan kafası dans etcek başka yer olsa ayak altı giderim belki) çünkü hala genç gönüllüler bütün dünyayı tog'lu sanıyo.

kimdiysem, kimleydiysem, ne yapıyodumsa geçti artık. 10 senede bir iğne topuk platform taban botla giyilen bol paça kotun üzerine kürk yelek moda oluyo diye biz de 10 senede bi ille varoş mu olcaz? bi kere giydik geçti. el örgüsü süsü verilmiş annane hırkaları da moda 10 senedir onu niye giymiyoz?

bak dayak yiyen kız oteli inletmiş, şimdi kendine dönüş bileti bakıyo ben de odama geldim pijama giydim, blog yazdım dişlerimi fırçalayıp yatıcam.

bu arada ayaamda bi çıkıntı oldu ya platin pörtledi ya da kemik çıktı. bittikkk :S